6 Nisan 2007

Mükemmel Hayatlar

En iyi okullarda okumalı, en yüksek notlarla mezun olmalıyız. Kariyer yolunda en başarılı başlangıcı yapmalı, en dolgun maaşlarla çalışmalıyız. Hep en doğru kararları vermeliyiz. Sadece vizyondaki filmleri bilmemiz yetmez, festivalleri takip etmeli, ana akımları anlamalıyız. Bir ucundan müziğe bulaşmalı, sporun bir dalıyla uğraşıyor olmalıyız. Tüm dolaplarımız yepyeni şeylerle dolu olmalı. En mutlu evliliği yapıp, mükemmel çocuklar yetiştirmeliyiz. Bir sürü arkadaşımız olmalı, en popüler biz olmalıyız. Hep en genç, en güzel, en iyi, en başarılı, en en en...
Peki tüm bu koşuşturmacanın sonunda hayattan geçer not alabilecek miyiz? Yoksa tıpkı bizim gibi fanilerden aldığımız puanlar mı bu sınav stresinin sebebi? Geçmek ya da kalmak yok, sadece hayat var.

2 yorum:

jesterdvine dedi ki...

Yada enn'lerin nazarında kaybedenlerden olacaksın...
Ama KENDİN olacaksın, cilalı ve kimyasallarla tatlandırılmış bir şeker değil!

Ki bence bu herşeye değer.

turumcu dedi ki...

İnsanın en büyük yargılayıcısı kendisi değil midir? Kendin olduğun zaman ne jüri kalır ne sanık ne avukat. Darısı herkesin başına.