10 Mayıs 2007

Hatıralar sarmış dört bir yanımı

Ne zaman karışık çerez yesem, aklıma eskiden ailemle kutladığımız yılbaşları geliyor. O zamanlar yılbaşı normalde yemediğimiz kadar çok cips çerez kola tükettiğimiz, televizyonun normalde olmadığı kadar dolu dolu yayın yaptığı, normalde uyanık kalmayacağımız saatlere kadar ailecek birlikte oturduğumuz geceydi. Hediyeler, hararetli alışverişler yoktu, bir sonraki sene için verilen büyük sözler de yoktu. Benim içim sene haziranda bitiyor eylülde başlıyordu, ve sömestırın son günü yılbaşından çok daha önemliydi. Daha sonra bavullarımı toplayıp üniversiteye başlamamla birlikte, yılbaşı kavramım değişti, hep birlikte dışarıda hem rahat hem eğlenceli ama mutlaka dışarıda bir kutlama arar olduk. Saat tam 12yi vurduğunda, belki Boğaz kenarında, belki konser alanında, sevdiklerim bazen yanımda bazen telefonun diğer ucunda, sesimi duyurmaya çalışırdım coşkuyla. Şimdi ise evimde sevdiğim çekirdek kadro eşliğinde yine hem rahat hem keyifli ama mutlaka evimde bir kutlama yaşıyorum. Karışık çerez ise yerini karışmamış en sevilenlere bırakıyor...

Hiç yorum yok: