21 Mayıs 2007

Karma

İstanbul'a yağmur yağdı a dostlar; hem de tam 10 dakika. Ben ki ne yağmur ne ıslaklık pek sevmem, yine de zevkle seyrettim cama vuran damlaları, özlemişim İstanbul'un İstanbul olduğu zamanları.

Yanımızın yanındaki binayı yıkıyorlar. Arka balkondan bakınca avluda tam çaprazımızda kalıyor. Kocaaaman bina, bir sürü yaşanmışlık, anılar, ev bark, iki adamın elindeki balyozlarla paramparça oluyor günbegün. İşte tam da bu sırada, ofisteki penceremin önünde bir hareketlilik, bir serçe camın üzerindeki kuytuya yuva yapıyor. Her gün bıkmadan yorulmadan dal yaprak tel çırpı ne bulursa taşıyor.

Sabah uyanıp kafamı kaldırdığımda karşıma çıkan, kapının üzerinde tavanı koklamakla meşgul dört pati bir çift göz. Artık uçan bir kedimiz var. Ve ben Saruman'la ilgili bir günlük tutmamanın pişmanlığını yaşıyorum.

Zaman geçiyor, sevmediğim tek sayıyla biten yıllardan biri daha geçiyor, ama çiftlerdan daha hızlı ya da yavaş değil. Kışlıkları kaldırma ve gecelikle uyuma vakti geldi. Gitme vakti de gelecek mi?

2 yorum:

La Santa Roja dedi ki...

umuyorum yakın bir zamanda gelir.

turumcu dedi ki...

Hadi gidelim, kalk gidelim, Assos'a gidelim, tatile gidelim, denize gidelim, güneşe gidelim! Bi daha :)