5 Haziran 2007

İşaret parmağımın ucunda bir çıkmaz mürekkep lekesi

Ya küçüktüm, farkında değildim, takip etmiyordum; ya da bende erken bunama başladı. Meğer ne meşakkatli bir süreçmiş şu seçim denen hengame. Öngörüler, hesap kitap detaylar, taktikler, pazarlıklar. Son anda birleşmeye çalışıp hezimete uğrayanlar. Küsüp gidenler, yüzsüzlükle devam edenler. Vitrin oluşturan sağım sarmısak solum soğan, armut dersem muhafazakar elma dersem liberaller.

Bizim politikacılarımız en kral strateji oyuncularına taş çıkartır, e pes yani. Bunca esnek, programsız, çerçevesiz, kemiksiz siyaset mi olur yahu. Sistem böyle olursa, kimse de sesini çıkartmazsa, gül gibi geçinip gideriz işte. Ama bu gülün dikenleri bana batıp duruyor nicedir.

Bu sistemde ucundan acıcık bile olsa temsil edildiğimi düşünmüyorum. Doğrudan demokrasinin teoride bile uygulanmasının mümkün olmadığı bu kalabalık ülkede, örgüt üyelerine yardım ve tehdit suçlarından yargılanmakta olan ilkokul mezuniyeti şaibeli insanlar dokunulmazlık şemsiyesi altına girebilmek için milletvekili adayı oluyor. Neresinden tutsam dökülüyor, bohçanın yamaları sökülüyor. Peki bu durumda bize ne yapmak düşüyor?

Yükselen seslere kulak verecek olursak, ki her kafadan bir ses çıkıyor hangisine yetişsin bu kulak (çokseslilik karşıtı olduğum sanılmasın, aksine, çalışsın kafalar, konuşsun insanlar, yeterki papağan olmasınlar), oyunu kullan hatta madem kullanıyorsun boşa gitmesin oyun, şuna kullan. İtiraz ediyorum hakim bey, beni kötünün iyisini seçmeye zorlayanlara itiraz ediyorum, çıkıp da tüm bu başıbozukluk karşısında fırsat bu fırsat diyip iyi siyaset yapabilecekken yapmayanlara da itiraz ediyorum, en fazla da oy kullanmazsan şöyle olur, şuna oy vermezsen böyle olur diyenlere itiraz ediyorum. İyi güzel ediyorum da, tüm bu itirazların karşısına makul bir alternatif koyabiliyor muyum, işte bu yüzden kendime isyan ediyorum.

4 yorum:

jesterdvine dedi ki...

imkansız gibi ama bu ülkeyi yeniden kurmak lazım kanımca.
Bu gidişat ile hiç bir olumlu yere gideceğimiz yok Tupturumcu!

Daha da üzücüsü, bu cümleleri bir 15 yıl bir 20 yada 25 yıl önce söyleseydim adı "umutsuzluk" olurdu.
Ama artık bunun adı "gerçekçilik", hatta "saf gerçekçilik"

Hep denir "eğitim şart". Evet şart! Ama sen (teoride) muhteşem ötesi aşmış kaliteli bir eğitim sistemi oturttun diyelim şu anda, tamam. Ama kişinin içinde doğacağı ve hayata dair şekillenmesinin temelini alacağı aile kurumları da tamamen "eski düzen"e ait olduğu sürece bahsettiğim muhteşem sistemin ne yararı olacak???

Uzatırsak tam uzatırız. Malum, bu konunun ve senin yakınmanın o kadar faktörü var ki "neden" manasında. Şu anda, burada yararı ve manası yok kurtuluş teorileri üretmenin...

turumcu dedi ki...

"Tanrım beni baştan yarat!" demenin halimize bir çözüm getirmediği kesin. Benim yakındığım konu genel ölçeğin içerisinde sınırlı bir kısım, ancak mekanizmanın öyle önemli bir yerinde ki, kalan kısmın değişimi sağlamak için o kesitin içinden geçmek gerek. Sadece sözde değil özde de halkı temsil eden, halkın sorunlarını bilen ve üretecek çözümleri olan bir meclis istiyorum ben. Doğru yönlendirildiği sürece toplumların sosyolojik ve ekonomik olarak ivmeli bir şekilde değiştiğinin yakın tarihte birçok örneği var çünkü.
Sen tüm vatandaşlarına eşit, kaliteli ve ücretsiz eğitim hizmetini götür, ondan sonra aile kurumunun içine girip giremediğine tekrar bir bak.
Ana sayfada bir link var, myths about the developing countries başlığı altında. Gelişmekte olan bir ülkenin vatandaşları olarak bu sunumdan öğrenecek pek çok şeyimizin olduğunu düşünüyorum, hele de değişim konusunda umutsuzların. Özellikle de bir konunun altını çizeceğim, sunumda geçen bir vargı var:
"It seems you can move much faster if you're healthy first than if you're wealthy first."
Oy kullanma hakkı olan insanlar olarak, kaçımız hangi partilerin programına ulaşabildi, hangi partinin sağlık konusundaki hedeflerini yeterli ve tutarlı buldu acaba.

La Santa Roja dedi ki...

sana "sweet dreams" diyorum başka da bişiy demiyorum cnm...

turumcu dedi ki...

Hangi kısmı için sweet, hangi kısmı için dreams?