14 Temmuz 2007

Lern mit uns 1-2-3

Tarih: 06 Temmuz 2007
Saat: 18:02
Mesaiye kalan iki arkadaş arasında yaşanmış konuşmadır.

turumcu: wie gehts
turumcu: es geht mir goed und ihnen
turumcu: wie alt bist du
turumcu: ich gehe in die schule mit dem bus
hici: jo quiero caffe con leche, por favor
turumcu: je ne veux pas travailler
hici: sortie
hici: chation
hici: pan au chocolatte
turumcu: chica
turumcu: que pasa
hici: muy bien
hici: y tu?
turumcu: pas mal
turumcu: comsi comsa
hici: kakusi harnovisi
turumcu: ich komme aus der turkei
turumcu: halt dunkof
hici: ich suche meine tasche an
hici: wo ist die tasche
turumcu: die tasche ist allah bilir nerde
turumcu: je sais pas oh mon dieu
hici: die dialog ist sehr komik
turumcu: ja toch maal bitte schoen

Neyseki aynı akşamın sonunda sinemaya gidilmiştir de, fazla mesainin etkileri bünyeden silinmiştir :)

13 Temmuz 2007

American Beauty

Let me put you an ideal form of life; you earn well, your spouse as well, both of you have successful career paths ahead, kind of bright future. You live in a beautiful apartment, probably out of the city, and have a nice car. You work hard at a multinational, and have a good network if possible. You attend some language or art classes, do sports regularly, go and see the must see movies and concerts, have your holiday abroad and renew your wardrobe each year.
So you are successful, trendy, busy, happy, sure and confident.
Or you are playing the role of your life, trying to achieve that ideal through all that long years, setting higher standarts as you get older.
Nobody's life is perfect, or expected to be. It is easier to be who you are, and to me it is completely normal to be confused and unsatisfied especially when you are young. I just don't understand how some people, who I used to know well, are so ready to get into roles that stand so much away from where I stand in life. I am not happy when I am not happy, what a pitty.

7 Temmuz 2007

İzin Günü

Bugün akşam üstüne kadar hayattan izin aldım. Bunca zamanlık koşuşturmacanın yorgunluğunu çıkarmak gerek arada bir durup değil mi! Kendime ayırdım bugünü, tasarrufu da benim elimde çarçuru da. Evimde olacağım gönlümce, Sarumanla birlikte zaman geçireceğiz, okuyamadığım dergilere göz atacağım biraz ayaklarımı uzatıp, gardrobumu düzenleyeceğim canım isterse, oyun oynarım belki, fotoğraf yarışmalarına göz atarım. Beğendiğim afişi evin neresine asacağıma karar verceğim sonra, ojelerimi tazeleyeceğim ya da tümüyle sileceğim, Alkazar'daki Miyazaki Filmleri ile Mithat Alam'daki Aşk Filmleri gösterimleri için program oluşturacağım.

Bugün benim günüm.

5 Temmuz 2007

Bütün kızlar toplandık

Cumartesi günü öğle öncesi, hep birlikte dışarı çıkmak için ben hazırlanırken annemle ananem oturma odasında televizyon karşısında konuşmaktadır.
Magazin programında uzun bir birliktelikten sonra nişan atan X hanım kızımız ile Y delikanlı oğlumuzun haberi çıkar.

Anane turumcu: Aa bunlar ayrıldı mı, tüh.
Anne turumcu: Tabi anne, zaten 5 senedir bir küs bir barışık yaşıyorlarmış, evlenmeden ayrıldıkları iyi olmuş. Nişan birbirini tanıma dönemi ne de olsa, demek ki uyuşmadıklarını anlamışlar.
Anane turumcu: Bir daha barışırlar belki.
Anne turumcu: Yok bu sefer kesin ayrılmışlar, hem oğlanın yeni bir arkadaşı varmış şimdi.
Anane turumcu: Aa, hani ben çok bilmem ama, tipine bakınca pek de çapkın birine benzemiyor aslında.
Anne turumcu: O çapkın değildir de, kız takılmıştır bunun peşine. Kız bakıyor, güzel çocuk, efendi çocuk, parası da var. Devir değişti, kızlar çapkın artık.
Anane turumcu: Desene bütün kızlar çapkın oldu, bir bizimki kaldı.

Gülüşmeler, ben şaşkın, ne diyo şimdi bunlar modunda.

..............................................................

Aynı günün öğleden sonrası, ananeme oturma odası için koltuk takımı bakmaktayız, oturma grubu satan bütün mobilyacıları tek tek geziyoruz.

Anane turumcu: Ne kadar bunun fiyatı? (Beğendiği bir takıma istinaden satıcı bayana sormaktadır)
Satıcı bayan: Teyzecim düne kadar 1.990 lira idi, ama dün akşam kampanya bitti, fiyatlar değişti, yeni fiyatına bilgisayardan bakmam lazım.
Anane turumcu: Nasıl nasıl?
Anne turumcu: Dün akşam zam gelmiş anne, yeni fiyatına bakması gerekiyormuş.
Anane turumcu: Zam mı, aa ben hiç duymadım.
Anne turumcu: Nereden duyacaktın ki anne?
Anane turumcu: E televizyon söylerdi, hiçbir şey demedi.
(Ananem, firmanın kampanya olayını anlamayıp ülke genelinde bir develuasyon enflasyon kriz yaşandı da fiyatlar bir gecede katlandı sanıp haberi kaçırdığına üzülmektedir.)

Gülüşmeler, ananem şaşkın, ne diyo şimdi bunlar modunda.

2 Temmuz 2007

2 Temmuz Pazartesi

Günün yemeği: Pancar sapı kavurma, pilav, yoğurt, vişne kompostosu
Günün ismi: Cansu ile Caner
Günün anlam ve önemi: Ay başı ve iş başı aynı anda