11 Ocak 2008

Aynı çağda yaşamadan çağdaşım olabilen yazar: Jules Verne

Aşağıdaki paragraf Jules Verne'nin Yirminci Yüzyılda Paris isimli romanında Michel, Quinsonnas ve Jacques isimli üç dostun arasında geçen konuşmadan alıntıdır. Bakalım yazıda geçenler size de bir yerlerden tanıdık gelecek mi:

- Ticaret ilişkileri halkları birbirlerine sımsıkı bağlıyor. İngilizlerin, Rusların, Amerikalıların bizim şirketlerimize yatırılmış banknotları, rubleleri, dolarları yok mu? Akça kurşunun düşmanı değil mi, pamuk balyası da top mermisinin yerini almadı mı? Düşünsene Jacques! İngilizler, bize tanımadıkları bir haktan kendileri yararlanarak yavaş yavaş Fransa'nın en büyük toprak sahipleri haline gelmiyorlar mı? Ülkemizde uçsuz bucaksız toprakları, adeta illeri var, fetihle değil parayla alınmış! Böylesi daha güvenli tabii. Kimse aldırış etmemiş, bırakmışlar adamları ülkeyi satın alsınlar diye! Öyle ki bu gidişle toprağımızın tümüne sahip çıkacaklar, böylelikle Fatih Guillaume'un rövanşı da alınmış olacak!
- Azizim, dedi Jacques, şunu aklına koy; ve sen de genç dostum, iyi dinle, zira yüzyılın inancının fındık kabuğuna sığdırılmış ifadesidir bu. Montaigne zamanında, ya da Rabelais, "Ne biliyorum?" deniyordu; on dokuzuncu yüzyılda formül "Bundan bana ne?" oldu; şimdi ise şöyle deniyor: "Bunun getirisi ne?". Demek istediğim savaşın bir getirisi olduğu gün, örneğin bir endüstri girişimi gibi, işte o gün savaş geri gelecektir.

Dip Not: Verne'in bu romanı 1863 yılında kaleme aldığı tahmin ediliyor. Ama o dönemdeki yayıncısı Hetzel, ona gönderilen taslağı son derece kesin bir şekilde reddettiği için eser rafa kaldırılıyor ve uzuun bir süre sonra, ancak 20. yüzyılın sonlarına doğru gün ışığına çıkıp basılıyor. İlgilenenler Tübitak Popüler Bilim Kitapları dizisinde son derece uygun bir fiyata edinebilir.

Hiç yorum yok: