19 Nisan 2008

Dursun zaman dursun





Günler 30 saate çıksın istiyorum, haftadaki gün sayısı da artsın mümkünse. Benim fazladan zamanım olsun yaşamaya istiyorum; günün sonunda zaman duracak, benim sonraki güne başlayana kadar 5-6 saatim daha olacak.
Çünkü bu şekliyle hayata
YE-Tİ-ŞE-Mİ-YO-RUM.

16 Nisan 2008

KadınCa

"Depremde bir şey dikkatimi çekti: İlk sarsıntıda evi barkı, çoluk çocuğu bırakıp balkondan atlayanların hemen hepsi erkekti. Biz, yiğitliğimize pek laf kondurmasak da, kriz anında gözüpek olan kadındır. Onların cesareti, kafalarına koydukları şeyler için ateşe yürüyebilmeleri büyülüyor beni. Tabii doğurganlıkları, yaratma yetileri, acıya dayanıklılıkları da... Bir de organizasyon yetenekleri... Gün boyu çalışıp akşam televizyon seyrederek fasulye ayıklarken bir yandan da çocukların ödevlerini takip edip, telefon faturasının son ödeme tarihini düşünebilmelerine, ertesi günü planlayabilmelerine hayranım. Haksız bir görev bölümü belki; ama evde rahat yazabiliyorsam, bunu eşimin organizasyon dehasına borçluyum."

Böyle buyurmuş Can Dündar Muhtelif'in blogunda görüp okuduğum röportajında. Kendisine özel bir hayranlığım yok, ama bu söylediklerini okuduktan sonra başarılı gözlem ve analiz becerilerden ötürü elini sıkmak, bir süre sohbet etmek istedim. Anlaşılmak güzel şey vesselam...

9 Nisan 2008

Yaşasın Afro Saç!

Kendime kahkül kestim. Perma mı yaptırdın diye soranlar oldu. Yok artık...

7 Nisan 2008

Kırmızı Koltuk (Mayıs 2007)

Hero (Ying Xiong), Çin 2002, Yimou Zhang
Uzun süredir izlediğim en "güzel" film. Görüntüler nefes kesici, ekrana kilitlenip kaldım diyebilirim. Her ne kadar hikayenin üçte ikisini zekice ve iyi düşünülmüş bulsam da, maalesef son bölüm film boyunca yükselen beklentimi karşılamadı. Yine de DVDsi edinilmeli, ara sıra raftan çıkarıp dökülen sarı yapraklar eşliğinde Kartanesi ile Ay'ın dövüş sahnesi izlenmeli. Leziz...

Next, ABD 2007, Lee Tamahori
Şimdiye kadar sinemaya uyarlanmış Philip K. Dick eserlerinin damağımızda bıraktığı tad nedeniyle vizyona girer girmez koşarak izlemeye gittiğimiz, ama hevesimizi kursağımızda bırakan bir film. Aksiyon sineması sevenler için izlenebilesi, ama çok özel bir yanı olduğunu söyleyemeyeceğim. Nicholas Cage ne kadar çok film çeviriyor bu arada, değil mi?

Little Miss Sunshine, ABD 2006, Jonathan Dayton - Valerie Faris
Son dönemde moda olan Amerikan aile içi trajedisini birkaç adım ileri taşıyan, herbir karakteri tipleme olmaktan çıkarıp gerçekten yaşayan insanlar haline dönüştürebilmiş, kendini izleten, farketmeden yorum yaptıran başarılı bir film var karşımızda. Gülümsemek ve moral bulmak isteyenler, önden buyrun :)

Copying Beethoven, ABD / Almanya 2006
Agnieszka Hollandİyi oyunculuk izlemek isteyenlere önerimdir. Klasik müzik severler, filmin tüm müzikleri Beethoven'a ait, sırf 9. senfoninin prömiyerinin gösterildiği sahne için bile izlemeye değer bence.

2 Nisan 2008

SİVAS '93


Hiçbir şey, eyleme geçen cehalet kadar korkutucu olamaz!