27 Temmuz 2008

Pazar 08

Evde geçirilen turumcu bir pazar eğlenceleri:
  • Cep telefonunun tuşlarıyla Big in Japan çalıp kahkaha krizine girmek
  • İki hafta önce Kilyos'ta feci bir şekilde yanan bacak, sırt, kafa derilerini soymak
  • Bol bol kavun karpuz tüketmek
  • Yüksek Sadakat eşliğinde bas gitar çalıp bas bas şarkı söylemek
  • Uyumakta olan kedileri göbeklerinden öpmek suretiyle uyandırıp mırıldatmak

20 Temmuz 2008

Kadınca III

La Santa Roja'nın beni mimlemesinin üzerinden 3 ay geçmiş olmasının verdiği utançla yazıyorum, ama haticeye değil neticeye bakarsak yazıyorum :)

İşte saygı duyduğum üç hatun:

1- Cate Blanchett
Bu insanüstü varlık, duruşu oyunculuğu söylemleri giydikleri kısaca her yaptığıyla beğenimi ve takdirimi kazanmış biri. Bünyesinde ona saygı duymamı sağlayacak olandan çok daha fazla özelliği bir arada barındırıyor; akıllı (içinde yer almayı seçtiği filmlerden bu sonuca varıyorum), yetenekli ve işini iyi yapıyor, zevkli ve zarif (ne giydiğini takip etmeye çalıştığım ender insanlardan biri), en çok özendiğim şeylerden biri olan 3 çocuklu bir aileye sahip, ve ropörtajlarından takip ettiğim kadarıyla kim olduğunun ve ne yaptığının tümüyle farkında olan ve bundan memnuniyet duyan bir kadın. Daha ne olsun...

2- Sevin Okyay
Kendisini çok uzun süredir takip ettiğim söylenemez, açıkcası Harry Potter'ın çevirmeni olarak girdi hayatıma. Ama bugüne kadar okuduğum en güzel çeviriyi yapmış olması üstelik bunu serinin sonuna doğru kendi oğluyla birlikte yapması tüm dikkatimi çekti, o gün bugündür takipçisiyim. Sempatik tavırları ve yazıları, duyarlılığı ve geniş eleştirmenlik yelpazesi ile hem hayran olduğum hem de örnek aldığım kadınlardan biri.

3- Sally Potter
Yönetmen, senarist, müzisyen, dansçı, oyuncu... Tüm bunları tek bir potada başarıyla eritip ortaya The Tango Lesson gibi bir filmi çıkartabilen bir kadın... Kendisine saygı duymayayım da kime duyayım.

Buradan bu mim oyununda bayrağı Muhtelif'e devrettiğimi açıklıyor, kendisine bundan sonraki yazılarında başarılar diliyorum :)

* Fotoğrağ, Little Master'a aittir.

17 Temmuz 2008

Kaçan uykuların peşinden...

İki sabahtır çeşitli nedenlerle sabah 04:30 gibi uyanıp yatağın içinde her iki yönde de defalarca dönüp debelendikten sonra tekrar uyuyamayacağıma kanaat getirip saat beş buçukta ayaklanıyorum. Haber sitelerine ve hava durumuna baktıktan sonra önceki akşam yorgunluktan elimi süremediğim işlere koyuluyorum. Evi toplayıp yerleştiriyorum -hanemizde yaşayanların sayısı arttığından bu yana inanılmaz dağılıyor her yer, iki kedi evin içinde tavanlar haricinde ayak, düzeltiyorum pati basılmadık yer bırakmadılar-, çamaşırları asıp kuruyanları katlıyorum, bulaşıkları yerleştiriyorum, meyve yiyorum. Hafta içi evden çıkmadan önce sakin sakin bunca zaman geçirmek ilginç bir his.

16 Temmuz 2008

Beyoğlu'na veda mı?

"Birkaç yıldır kendi kendini idare eden Beyoğlu Sineması’nı, artık sabit giderlerini ödeyemez hale geldiği için eğer bir çıkış yolu bulamazsak bu yazı çıkaramayacağından temmuzda kapatma kararı aldık.”

Sevin Okyay'a ait 12 Temmuz tarihli yazı için:
http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=YazarYazisi&ArticleID=887990&Yazar=%20&VersionID=&Date=15.07.2008&PAGE

15 Temmuz 2008

Bilet sırası izlenimleri

Dün Biletix sırasında beklerken, önümdeki kadın Yaşar'ın Rumeli Hisarı'ndaki konserine en ön sıradan VIP bileti alarak tek başına benim 2 kişilik 2 konser bütçemi aştı ve beni hayretler içerisinde bıraktı. Sonra düşündüm, benim bu derece hayranlıkla (gişedeki görevliyle yaptığı konuşmalardan zenginlik değil hayranlıkla hareket ettiği sonucuna vardım) küçük çapta bir servet harcayarak konserini en ön sıradan izlemek isteyeceğim biri var mı diye, ama kimse aklıma gelmedi. Tutkusuz muyum neyim?!

Not 1: RHCP'ı canlı yakalarsam bilet fiyatına bakmam ama gidip sahne önü de almam sanırsam.
Not 2: Biletix tekel olmasının avantajlarını sonuna kadar sömüren bir firmadır. Kendisinden 3 lirayı bile sakındığım için buzlu limonatamı içip ayaklarımı uzatırken internetten bilet almak yerine, halkın arasına karışıp sıra bekleyip alıyorum biletimi. Gönül ister başka satış kanalından alma şansımız olsun, yüzümüz kendilerini bir daha hiç görmesin.
Not 3: Cevahir'in arka merdivenleri ergen çiftlerin gizli buluşma mekanıymış, dün bunu gördüm. Başka yerde hiç mi kumru kumru takılamıyorlar da bu kadar rahatsız yerlerde duruyorlar?

12 Temmuz 2008

Ketchup

Tam iki ay aradan sonra tekrar merhaba! Hemen hızlı bir güncelleme yapalım, bakalım neler olmuş turumcu'nun hayatında bu zamanda:

İlklerle dolu bi 2 aydı diyebilirim. Evlilik kervanına ilk firemi verdim. Caanım Ayçacanım ile Boncuk Vahit Bey dünya evine girdiler, üstelik sağlam olsun diye tam iki kere. Benim de nikah şekeri dağıtıcı ve yer gösterici olarak görev aldığım düğün pek bir eğlenceli geçti. Kendilerine ömür boyu mutluluklar ve kocaman bir yastık diliyoruz!

Bu sırada, ailemizi genişlettik, Saruman'ın kuzusu mırıldak Müdür yuvamıza katıldı. Erkek kardeşi Düdük ise bir süre misafirimiz oldu. Düdük'e yeni ailesinin yanında mutluluklar, Müdür'e ise kocaman bir hoşgeldin! Kendisi bira kapağı kovalamayı, sinek peşinde koşmayı, bizim soframızda gördüğü her yemekten otlanmayı, bakkala sarkıtılan sepetinde içinde uyumayı, öpülüp koklanmayı pek seviyor. Bu arada geçici bir süreliğine de olsa üç kedili bir evde yaşadım, her şey heryerdeydi, unutulmaz bir deneyim!


Bunların yanı sıra;
- Kuzenlerimle bir ilki gerçekleştirip hep birlikte tatil yaptık. Marmaris'in Turunç Koyu'nda 4 gün 3 gece tam pansiyon bol gırgır şamata dedikodu, biraz tavla, biraz okey, bolca Cartoon Network, çeşitli gazete, az havuz çok deniz, oldukça sıcak bir tatil geçirdik.
- Mezunlar Günü, Toyota Yaris Fest, Hisar kahvaltıları, anlayacağınız yaz aktiviteleri teker teker geçiyor.
- Amman kaçırmayın diyeceğim Utanç / Buda As Sharm Foru Rikh, keyifle izlenir diye düşündüğüm "21", sakın yaklaşmayın diyeceğim ise "The Happening" var.

Ee tabi bu esnada, güzel memleketimin işini bilen güzel insanları da boş durmuyor. Özellikler şu son ayda o kadar hız kazandı ki yaşananlar, gündemi nereden nasıl takip edeceğimizi, kime neye inacağımızı şaşırmış durumdayız. Konuyu en güzel özetleyen yorumu aşağıda bulacaksınız:


Bundan böyle arayı bunca açmamak, düzenli bir şekilde görüşmek dileğiyle...