30 Ağustos 2008

gökyüzü

İçimde dipsiz bir hüzün. Sanki hayatım boyunca biriktirmişim gibi, sanki hiç durmadan matlaşıncaya kadar ağlasam anca geçecekmiş gibi...
Dünü hatırlayamıyorum, yarını göremiyorum, bugünü yaşayamıyorum...
Sadece gökyüzünü izlemek istiyorum.

Eskişhir'den dönerken otogarda, dersanesi okulundan erken başladığı için benimle birlikte gelmek zorunda kalan kuzenimin ders yoğunluğundan bahsediyorduk. Lise zamanlarım aklıma geldi, her sabah erkenden kalkmak zorunda olduğum, her yandan o gereksiz ÖSS baskısını hissettiğim zamanlar. "Ne zor günlerdi," dedim anneme; "ama şimdi çok daha zor. Hep böyle zorlaşacak mı, sıkıntı hep artar mı hayatta?". "Hayır," dedi annem, "merak etme, şimdi en zor zamanını yaşıyorsun. İnan geçecek." İnanmak istiyorum annem...

19 Ağustos 2008

Küçük Prens

"... Ama şimdi açık konuşalım. Ben kutuların içindeki koyunları göremiyorum. Belki de büyükler gibiyim biraz. Büyümek zorunda kaldığımdan olacak..."

17 Ağustos 2008

Bağımsız Medya İstiyoruz

"Bir ülke düşünün, yılda 78 milyar dolar petrol ihracatı yapsın, 44 milyar dolarlık da benzin ithal etsin, sonra da bu benzini satın aldığı fiyatın üçte birinden az bir fiyata halkına satsın... Bu ülkenin adı İran. İslami diktatörlük olmasa bir gün bile ayakta kalma şansı olmayan bir ‘istikrar’a sahip ülke.
Bir başka ülke düşünün, nüfus artış hızı eksi, 5 milyona yakın vatandaşı HIV pozitif ve ölmeyi bekliyor, erkeklerinin çoğu alkolik, işçilerinin yarısı ay başında maaş aldıktan sonra 10 gün işe gelmiyor, iyi yetişmiş insan gücünün çoğunu yurtdışına kaptırmış, petrol zengini ama Amerika’nın oyununa geliyor, yeniden bütün parasını silahlanmaya yatırmak üzere, çünkü ‘eski güzel günler’ini özlüyor, oraya geri dönebileceğini sanıyor...Bu ülkenin adı da Rusya, çökmekte olan, nüfusu azalan bir ‘imparatorluk.’ "

Manipülasyonda sınır tanımadığına üzülerek tekrar şahit olduğum İsmet Berkan, ya çok safım ya da unutkan, her seferinde beni yeniden şaşırtıyor.
Yazının tam metni için 17 Ağustos 2008 tarihli Radikal'e başvurabilirsiniz.

10 Ağustos 2008

Patik + Antipatik = Sempatik

Kafam yerinde değil bu aralar...
Umarım sıcaklardandır...

8 Ağustos 2008

Oh be!!

Yaklaşık sekiz senedir televizyonsuz yaşayan bir insanım. Üniversite hayatımın başlangıcında kendiliğinden ortaya çıkan bir durumdu bu, daha sonra kendi tercihime dönüştü, hatta şimdilerde inatlaşma halini aldı. Hayıflandığım tek nokta, reklamları kaçırmam! Haberim de olmuyor çoğu zaman, sinemada karşıma çıkmazsa ya da birileri beni haberdar etmezse ben göremeden mefta oluyor o güzelim reklamlar.

Neyseki bir tanesi yakaladım, şimdi evde durup durup bunu dinliyorum. Asık suratımın yegane ilacı aşağıdadır efendim:
http://www.avea.com.tr/tr/sta/reklam_filmleri/rebel_moves.shtml
Kovalasın tavşanlar,
Haydi iyi akşamlar!!