29 Eylül 2008

Livin la vida loca

Oh be, sonunda delicesine koşuşturmaca bitti, iş yerinde ticari seneyi kapattım ve bavulumu kaptığım gibi tatile koşuyorum.
Dönüşte bir sürü anı, gezi notları ve fotoğraf paylaşmak dileğiyle...
Herkese iyi bayramlar!
Barselona yolcusu kalmasııııın :)

21 Eylül 2008

Astala Vista Bebek *

Bugün misafirlikte televizyon izlerken 'Terminator: The Sarah Connor Chronicles'a rastladım. Terminator 2'yi en iyi filmler sıralamamda üst sıralara yerleştiren biri olarak, diziyi oldukça beğendiğimi belirtmek, izleyemeyecek olmaktan dolayı duyduğum üzüntüyü sizlerle paylaşmak isterim. İçinde bir yerlerde Terminator sevgisi barındıranınız varsa, diziyi benim yerime de takip etmesini rica ediciim...
* Nam-ı diğer Hasta la Vista Baby. Yolların ustasıyım, Türkçe dublajın hastasıyım!

18 Eylül 2008

Bir tatil hikayesi


Bir hafta terlik giydikten sonra rahata alışan ayaklarınız ayakkabılarınıza isyan bayrağını açmış, sırt çantanızın dibinde kumlar var, çamaşır makinesinin önünda başta havlular olmak üzere şehre ait olmayan tüm giysiler, cüzdanınızdan gidiş dönüş otobüs biletleriyle bagaj fişleriniz çıkar. Teniniz tuzlu, saçınız denizin verdiği doğal güzellikle kıvır kıvır hala, bir hafta boyunca gazeteyi basılı kağıttan okumanın, sabahları kızarmış ekmek ve reçel yemenin, güneş sivilcesi çıkarmanın, sevgiliyle başbaşa kalmış olmanın huzuru akar damarlarda...
Tatil geride kaldı ama tatil fotoğraflarına büyük ekrandan bakabiliriz artık!

16 Eylül 2008

Benim artık umudum yok!

Neden mi?

Tuzla Tersaneleri'nde göz göre göre işçiler ölüyor...
Konya'da tüp patlamasıyla kaçak bir Kuran kursunun öğrenci yurdu çöküyor, 18 çocuk enkaz altında hayatını kaybediyor, velilerin biri bile şikayetçi olmuyor, takdir-i ilahi...
Doğumevinde 15 günde 28 bebek ölüyor, kimsenin çıtı çıkmıyor...
Antalya, tarihinin en büyük ve en zarar verici orman yangınını yaşıyor, 4 gün boyunca cayır cayır yanıyor ormanlarımız...
Tekel bayiler belediye zabıtalarınca ölesiye dövülüyor, biz görüntüleri televizyondan izliyoruz...
Gözaltına alınıp tutuklananlar 1 yıl boyunca iddianamesiz olarak hapiste tutuluyor...
Polis, dur ihtarına uymadığı için 7 ayda 13 insanı insanı vuruyor...
İktidar partisinin genel başkan yardımcısı alenen 1 milyon dolar rüşvet alıyor, ne iktidardan ne medyadan ses yok...
RTÜK başkanının adı Almanya'daki Deniz Feneri davası iddianamesinde defalarca geçiyor, konuyla ilgili Türkiye'de atılmış hiçbir adım yok...
Sürekli ya elektriğimiz ya suyumuz kesik...
Kesik olmadığı zaman da suyumuz arsenikli, elektriğimiz 4 ayda bir %20 zamlanıyor...
Petrol rezervlerinin yanıbaşında yaşasak da, dünyanın en pahalı akaryakıtını kullanıyoruz...
99 depremi nedeniyle konan özel iletişim vergisini 9. yılında ödemeye devam ediyoruz...
Trafik cehennem gibi...
İnternetimiz sansürlü...
Başbakan çevrecinin daniskası...

Ve bütün bunların karşılığında, sıradan bir vatandaş olan ben, gelirimin 3'te 1'ini, daha elime geçmeden, devlete vergi olarak ödüyorum.
Neyin karşılığında?
Yukarıda saydıklarımın...

3 Eylül 2008

Turumcu Doomgünü

Güneşin çevresindeki 26. turumu tamamladım, durmadan dinlenmeden bir sonrakine başladım. Yörüngede 27. turumu atarken, bir yandan da şunları yapsam fena olmaz hani dediklerim:

Anane ziyaretlerinin sıklığını artırmak
Sistematik bir okuyucu olmak
Mutfağımla barışmak
Ehliyet almak
Servis kaçırma sıklığımı haftada birden ayda bire indirmek
Daha çok meyve yemek

Bu arada, özel doğum günü mesajları nedeniyle uzaklarda olan iki dosta teşekkür etmek, beni düşündüklerini bilmenin ne kadar özel ve güzel hissetmeme neden olduğunu kendilerine hatırlatmak isterim :) Turumcu kedicik keyifle mırıldar...