22 Ocak 2010

Hastası olduğum 3 şey - Atıştırmalık

Bu aralar elimden düşmeyen abur cuburlar:
Eti Form Mısır ve Pirinç Patlağı - pirinç patlağına fıttırıyorum!
Eti Benim'O Lokmalık - çikolata kaplamalı hindistan cevizli marsmallowlu bisküvi, daha ne olsun?!
Eti Çay Keyfi Gold Müsli - çay içmiyorum ama çay keyfinden vazgeçmiyorum.


Evet doğru bildiniz, ben bir Eti manyağıyım! Ayrıca çok pis reklam tandanslı söz yazarım :D

14 Ocak 2010

Özgür Mumcu söyleşisi

"Türkiye’de Atatürk’ün algılanması noktasında iki grup var. Genel olarak söylersek birinci grup İslamcıları, ikinci cumhuriyetçileri, liberalleri kapsıyor. İkinci grupta ise Kemalistler, ulusalcılar, milliyetçiler ortak noktada buluşuyor. Birinci grubun, daha ziyade liberal kesimin, bakışı babasına isyan eden bir ergen gibi. Tablo şöyle; Atatürk baba ve 15-16 yaşlarındaki takıntılı ergenler de babalarının söylediği her şeyi yanlış bularak, kendilerine yeni bir rol model arıyorlar. Diğer grup ise babasına âşık beş-altı yaşında bir çocuk gibi davranıyor. Babasının yaptığı her şey doğru, babanın yaptığı hiçbir şey eleştirilemez algısından öteye geçemiyor. Yazık ki bu iki algı dışında bir alan da bırakılmadı. Zaten kutuplaşma bu ikisinin sürtüşmesinden doğuyor. Ben her iki durumu da sağlıklı bulmuyorum."
Özgür Mumcu Atatürkçülük ve daha pek çok konuda hislerime tercüman olmuş, ağzına sağlık demek istiyorum.

Röportajın tümünü okumak isteyenler için:

11 Ocak 2010

Kişi kendinden bilir işi!

Ofiste on günlük izne ayrılan kişinin yokluğunu aratmayacak iki kişiden diğerinin hasta olması sonucu üçç kişilik işi tekk başıma yapıyor olmam, 2010 yılı için süper bir başlangıç değildir de nedir?

5 Ocak 2010

Come join the party!

İnsanın içine tarifi imkansız bir ağırlık çökmüşken bile onlarca defa üstüste Celebration dinleyip oturduğu ofis sandalyesinde kıçını sağa sola sallaması bölünmüş kişilik örneği midir, yoksa Madonna'nın büyüklüğünün ispatı mı?
Ayrıca buradan Fatih Akın'ın son filminin aklıma 'Sol Kıçın' olarak kazınmasına neden olan arkadaşım Hici'ye selam ederim!

4 Ocak 2010

Cinsel istismarı önlemek

3 haftadır Prof. Dr. Sedat Topçu'nun Cinsel İstismar kitabını okuyorum. Kitabın büyük bir bölümü benim beklentimin dışındaki konulara ayrılmış olsa da, cinsel istismarı önleme ve koruma ile ilgili çok önemli bir noktanın altı çiziliyor:

"Eğer çocuk cinsel eğitim görmüşse, genellikle cinsellikten korkmuyorsa ve cinsel istismar konusunda temel bilgilere sahipse, yabancılarla olan rastlantısal ve kısa süreli cinsel içerikli karşılaşmaların ciddi ve kalıcı etki yapma olasılığı düşüktür. Çocuk eğer, hiç cinsel eğitim görmemişse, cinsellik onun için korkutucu, yasak ve suçluluk yüklüyse, göreceli olarak zararsız karşılaşmalar bile panik tepkilerine, uzun süreli suçluluk duygularına ve kaygıya yol açabilir."

Geç kalınmış bir zamanlamayla, ortaokulda kızlar ve erkekleri ayırıp verilen, bolca kıkırdama ve servis camlarına yapıştırılan orkidlerle sonuçlanan 1 saatlik ders dışında çocukluğumda herhangi bir cinsel eğitim aldığımı hatırlamıyorum. Bu konuda bırakın eğitim kurumlarını, televizyondaki öpüşme sahnelerini sansürleyen bir aile yapımız var maalesef. Halbuki, istismar zincirini bir noktadan kırabilmek için 3 maymunu oynamayı bırakmamız şart!

"Çocuk olayı, sakin ve yatıştırıcı bir biçimde karşılayan bir yetişkine anlatırsa, olayın ilk şoku azalır ve ciddi olarak nitelendirilebilecek karşılaşmalar dahi normal bir çocuğu kalıcı olarak etkilemez."

İstismarcıların önemli bir bölümünün çocukluğunda cinsel istismara uğrayan kişiler olduğunu düşünürsek, bu konuda bilinçlenip kendine güvenen ve 'hayır' diyebilme cesaretine sahip çocuklar yetiştirmemizin bu sorunun ana çözümlerinden biri olduğunu söyleyebiliriz.

3 Ocak 2010

2009'da iz bırakanlar

Filmler:
  • District 9, Neill Blomkamp
  • Looking for Eric, Ken Loach
  • Låt den rätte komma in, Tomas Alfredson
Kitaplar:
  • The Graveyard Book, Neil Gaiman
  • Aşk, Elif Şafak
  • Genç Olmak, 80 Yazardan 80 Öykü
Sizler için bu sene unutulmaz olan filmler ve kitaplar hangileri?